Türk edebiyatında büyülü gerçekçilik akımının en önemli temsilcilerinden biri olan ödüllü yazardır. 1957 yılında Kayseri’de doğmuş, dokuz yaşında ailesiyle birlikte İstanbul’a göç etmiştir.
.
Yazarlık kariyerine 1983 yılında yayımlanan ve büyük ses getiren “Sevgili Arsız Ölüm” romanıyla adım atmıştır. Eserlerinde genellikle Anadolu’nun masalsı anlatımıyla modern hayatın sert gerçeklerini, yoksul mahalleleri, göç olgusunu ve toplumsal değişimi kendine has, şiirsel bir dille harmanlar.
.
2019 yılında Erdal Öz Edebiyat Ödülü’ne layık görülen Tekin, aynı zamanda Bodrum’da sanatçıların buluşma noktası olan Gümüşlük Akademisi’nin kurucusudur. Latife Tekin’in romanları Kendi çocukluk ve gençlik deneyimlerinden beslenen otobiyografik izler taşır. Toplumun kıyısında kalanları, gecekonduları ve işçi sınıfını onların kendi diliyle anlatır.
Ayrıca Postmodern teknikleri ironi ve parodiyle birleştirerek ezber bozar.
-
“Kuşların diliyle konuşan, rüzgârla dertleşen Dirmit’in dünyasına hoş geldiniz. Çünkü hayat, ancak hayal gücüyle katlanılabilir kılınır.”
Sevgili Arsız Ölüm’den bir alıntı.
-
İlk romanı yayımlandığında, eleştirmenler onu dünyaca ünlü yazar Gabriel García Márquez ile kıyaslamıştır. İlginç olan ise Tekin’in, Sevgili Arsız Ölüm’ü yazdığı sırada Márquez’in meşhur Yüzyıllık Yalnızlık kitabını henüz okumamış olmasıdır; bu benzerlik tamamen Anadolu’nun sözlü kültüründen kaynaklanmıştır.
.
Latife Tekin Yazım sürecini bir “dil ile savaş” ve “sancı” olarak tanımlar. Yazarken standart dilin dışına çıkmak için bazen sokak ağzını, bazen de tamamen kendi yarattığı “gecekondu dilini” kullanır.
Bunun yanında Latife Tekin’in 1996 yılında Bodrum Gümüşlük’te kurduğu Gümüşlük Akademisi ile Şairlere, yazarlara ve sanatçılara ilham verecek, özgürce üretim yapabilecekleri bir alan sunmuştur. Latife Tekin bizzat burada “Kurmacayı Okumak ve Yazmak” gibi atölyeler düzenleyerek genç yazarlarla bir araya gelmiştir. Ayrıca burada her yıl tiyatro festivalleri ve edebiyat kampları da düzenlenmektedir.
.
Kısacası Latife Tekin yoksulluğun dilinden masallar çıkaran ve gecekonduların tozunu büyüyle yıkayan, edebiyatımızın arsız ve hür sesidir.