Adı Cevat Şakir Kabaağaçlı... Ama biz onu, sürgün gittiği bir kasabayı dünyanın en güzel duraklarından birine dönüştüren "Halikarnas Balıkçısı" olarak tanıyoruz. Oxford'dan Bodrum kıyılarına uzanan, trajedilerle dolu ama umutla yeşeren sıra dışı bir yaşam öyküsü...
Yazar, tarihçi, botanikçi ve rehber. Mavi Yolculuk'un babası. Anadolu'nun gerçek evladı. Oxford'dan sürgüne, trajedilerden büyük bir bilgeliğe uzanan sıra dışı bir yaşam.
Cevat Şakir Kabaağaçlı, 17 Nisan 1890 tarihinde, babası Mehmet Şakir Paşa'nın o dönemde görevli bulunduğu Girit'te doğmuştur. Çocukluğunun ilk yılları Atina ve Büyükada'da geçmiş, eğitimini ise Robert Kolej ve Oxford Üniversitesi'nde tamamlamıştır. Oxford Üniversitesinde Yeni Çağ Tarihi Bölümü'nü tamamlayan Cevat Şakir, akademik dünyaya olan mesafesini şu sözlerle ifade etmiştir: "Oxford'da bana 4 yılda öğrettiklerini unutmak için bir 4 yıl daha harcamam gerekti."
Cevat Şakir'in hayatındaki en karanlık nokta, 1914 yılında babası Mehmet Şakir Paşa'yı vurarak öldürmesidir. Afyon'daki aile çiftliğinde çıkan bir tartışma sırasında gerçekleşen bu olay nedeniyle 15 yıl kürek cezasına çarptırılmış, ancak verem hastalığı sebebiyle 7 yıl sonra tahliye edilmiştir. Bu olay, ailenin ve yazarın hayatında derin bir yara olarak kalmıştır. Bodrum'a sürülmesine neden olan olay ise 1925 yılında Resimli Hafta dergisinde yayımlanan bir yazısı nedeniyledir. Cevat Şakir, "Hapishanede İdama Mahkûm Olanlar Bile Bile Ölüme Nasıl Giderler?" başlıklı bu yazıyı kendi adıyla değil, Hüseyin Kenan takma adıyla kaleme almıştır. İstiklal Mahkemesi tarafından yargılanarak Bodrum'a 3 yıl "kalebentlik" cezasıyla gönderilmiştir. Bodrum sürgününden sonra İstanbul'a gelen Cevat Şakir, kısa bir süre sonra tekrar Bodrum'a bu sefer kendi isteği ile dönmüştür.
Bodrum'u sadece edebi bir mekan değil, bir doğa harikası haline getiren de odur. Yurt dışından getirdiği tohumlarla Bodrum'a ilk palmiyeleri, çeşitli narenciye ağaçlarını ve süs bitkilerini diken bizzat kendisidir. Bugün Bodrum sokaklarını süsleyen birçok bitki türü onun mirasıdır.
Ayrıca bugün popüler bir tatil konsepti olan "Mavi Yolculuk" terimini ve kültürünü, Azra Erhat ve Sabahattin Eyüboğlu gibi isimlerle birlikte başlatan kişidir. Anadolu'nun antik kültürünün Yunan medeniyetinin öncüsü olduğunu savunan "Mavi Anadoluculuk" akımının da liderliğini yapmıştır. "Yatağan" adlı teknesiyle ilk Mavi Yolculuklarını gerçekleştiren Cevat Şakir'in amacı sadece gezmek değil; Anadolu'nun antik kültürünü, Homeros'u ve Akdeniz medeniyetini yerinde anlamaktı.
Bodrum'a olan büyük aşkına rağmen, çocuklarının ortaöğrenim çağına gelmesi ve o dönemde Bodrum'da ortaokul bulunmaması nedeniyle 1947 yılında ailesiyle birlikte İzmir'e taşınmak zorunda kalmıştır. Hayatının son yıllarını burada rehberlik ve yazarlık yaparak geçirmiştir.